20 Nisan 2020 Pazartesi



Değerli okurlar...
İşte biz o eşiği dört kişilik bir aile olarak 2019 yazınında aşmayı başardık.
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum; okuyacaklarınız bir gezi yazısından çok bir anı niteliğindedir.
Gezi boyunca yaşadığımız mutlulukları, tecrübeleri, dostlarımızla ve meraklılarla paylaşmak istedik. İstedik ki yolumuzdan gideceklere ışık tutalım.
Bir baba, bir anne, bir Sude Ballı, bir Ali Paşa... 
İşte bizim dört kişilik aile. Deli dolu...
Grup ruhuyla, yol nereye biz oraya prensibiyle gezmeyi hepimiz seviyoruz. Geziyorsak anlaşıyoruz...😀
Daha önce yaptığımız gezilerimizde sabit bir yerde kalmaktansa arabayla orası senin burası benim gezmenin aile ruhumuza daha uygun olduğunu tecrübe etmiştik. 
Gezideki, ailenin beşinci üyesi kabul edebileceğimiz aracımız. 2016 model Citroen C-Elysee. Çok yol yaptı, çok kahır çekti. Maşallah hiç sıkıntı çıkarmadı.



Ve gezinin, yaşı küçük, yüreği büyük kahramanları… Yorgunluk, uykusuzluk, kimi zaman öğün atlama, kimi zaman baş edilemeyecek kaygı ve stres…

Bana mısın demediler… İşbirlikçi, sabırlı, anlayışlı, çalışkan… Zaman zaman inanılmaz desteklerini hissettiğimi belirtmek istiyorum. Ayrıca İngilizceleri ile de iletişim kanalımız olmayı başardılar. 
        (Bu gazla başka bir gezide üç gün yemese içmeseler ahh etmezler J )


            Gezimizin, evimizin direği ve çiçeği…


Şimdi geriye dönüp baktığımda o anları yaşarken hissettiğim mutluluğun belki de on katını yaşıyorum diyebilirim.
        Herkesin akşam yastığa başını koyduğu zaman kurduğu bir takım hayalleri vardır mutlaka. İşte benim de birçok gece uykuya dalmadan önce kafamda yüzlerce ayrıntıyı planlamaya çalıştığım hayallerimdi bu gezi. Her şey aslında hayal etmekle ve planlamakla oluyor. Eğer buradaysanız ve bu satırları okuyorsanız kesinlikle hayal etmeye başlamışsınızdır. İçinizde bir kurt sizi kemirmeye başlamıştır. Sonrası biraz cesaret, biraz para ve iyi bir planlamaya kalıyor. İşte bu satırlar sizlere aklınızdan geçen yolculuğa çıkmak için bir nebze olsun cesaret ve fayda sağlamak için. Umarım faydalı olur.
Öncelikle, “Neden araba?” sorusunun kendimce cevabını vermeye çalışmak istiyorum: Bir; uçak biletlerinin oldukça pahalı. İki, gittiğiniz yerde yine şehirlerarası ve şehir içi ulaşım için araca ihtiyaç duyuyorsunuz. Üç, gerçekten araçla yolculuk yapmak gittiğimiz yerleri daha sahici yaşamanıza olanak veriyor. Dört, tabi ki macera. Beş, Türk’ün araba sevdası. (Yalan mı? Adına roman bile yazılmış.)
Lafı nasılda uzattım. Şöyle ufaktan bir giriş yapmaya çalışıyordum hâlbuki ki.
        Gelelim hikâyeye…
        Hep içimizde olan bu hayal Aralık 2018-Ocak 2019 gibi bizim evde iyiden iyiye dillenir oldu. "Neden olmasn?" soruları başladı sohbetlerimizde. Mart, nisan gibi adını koyduk. Mayıs gibi tarihi kesinleştirmeye ve bütçeyi hazırlamaya koyulduk.
    Temmuz ayı olarak kararlaştırdık tarihi. Aslında ağustos daha iyi olabilirdi belki ama bir an önce bu yolculuğu yaşamak isteğimiz temmuza vesile oldu.
12 – 13 bin Tl diye planladık tahmini bütçeyi. (Euro kur: 6,50 civarıydı ortalama). 15 bini geçti, 16 bini aşmadı. Ancak burada şunu belirtmem gerekiyor; tüm gezi boyunca inanılmaz derecede tasarruflu olmaya çalıştık.
Yemek konusunda oldukça hazırlıklı yolculuğa çıkmış olmamız, bütçenin yükselmesini engelleyen sebeplerdendi.
Kredi kartınız mutlaka yanınızda olsun. Yurt dışı harcamalar için açtırmayı unutmayın. Birçok harcamanızı kartla yapmanız; kur dönüşümü, yerel para bulundurma vb birçok sıkıntıdan kurtarıyor sizi. Bankanın alacağı bir miktar komisyon inanın yanınızda yüklü bir miktarla gezmeniz riskini ortadan kaldırma adına önemli bile olmuyor. Paramızı üç kısma ayırdık. Bir kısmı bende, bir kısmı hanımda ufakta olsa bir kısmı ise araçta gizlenmiş durumdaydı. Abartılı mı oldu bilmiyorum ama asker cüzdanı tarzı bir cüzdan kullandım. Araçta olmadığım sürece cüzdan bir iple kemerime bağlı gezdim J. Böylece hem çalınma hem de bir yerlerde unutma riskini ortadan kaldırmaya çalıştım.  
Oldu-bitti sedan ve dizel bir araç aklımdan geçerken yolculuğa neredeyse C3’ümüz ile çıkacaktık. Son anda araç değişikliği işini hallettik. Yerini dizel Citroën C-Elysée ile doldurduk. Dizel hiçbir şekilde sorun olmuyor bilginiz olsun. Tüm yolculuk boyunca gümrük işlemleri dışında polisle hiç işimiz olmadı. Trafik kurallarına çok ciddi uymak gerektiğini söylemeye gerek yok sanırım.
İlk olarak aracın detaylı bir bakımını yaptırdım. İki hatta üç farklı ustaya test sürüşü yaptırdım. (Sakın ihmal etmeyiniz.)
Stepne, kriko, bijon anahtarı grubunu kontrol etmenizi tavsiye ederim. Birer adet uzun ve kısa yedek far, bir adet sinyal lambası bulundurmanız faydalı olacaktır. Cam silecekleri değişimi ihmal edilmemeli. (Önemli çünkü o Balkanlardan gelen yağışlı havaya doğru gidiyorsunuz.) Fosforlu yelek; Avrupa’da birçok ülkede yol kenarlarında emniyet şeridi duruşlarında zorunlu. El feneri, pense, ayarlı anahtar, tornavida seti, lastik yama seti vs vs malzemelerden oluşan malzeme çantası elinizin altında olmalı. İlk yardım seti ve reflektör yine aklınızda olsun.
Araç için temelde üç belgeye ihtiyacınız var.
1.    Ruhsat
2. Ehliyet. Çipli olması gerektiğini yine de hatırlatmak isterim. Geçerlilik konusunda bazı yerlerde yazılan çizilen şeyler olsa da hiç sıkıntı yapmayın.
3. Yeşil kart denilen uluslararası trafik sigortası yaptırmanız gerekecek. Birçok sigorta firması yapıyor. Bu sigortayı yaptırmayı son günlere veya sınır kapısına bırakmamanızı önemle vurgulamak istiyorum. Varsa mevcut kasko poliçenize bir miktar farkla yurt dışı eklentisi yaptırabiliyorsunuz. Ayrıca sağlık sigortası yaptırmanız faydalı olacaktır. Yeşil kart 58 Euro, kasko farkı 23 Euro, hayat sigortaları poliçeye göre değişiklik gösterebilir.

Hazırlık bölümüne geçerek oradan devam edebiliriz…