Ne
kadar iyi hazırlanırsanız o kadar rahat edersiniz…
Araç konusunda yapılan hazırlıkları giriş kısmında elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. Zaman zaman aklıma gelen şeyler olursa onları da diğer başlıklar altında belirtmeye çalışacağım.
Araç konusunda yapılan hazırlıkları giriş kısmında elimden geldiğince anlatmaya çalıştım. Zaman zaman aklıma gelen şeyler olursa onları da diğer başlıklar altında belirtmeye çalışacağım.
Hazırlıklar konusunda belki de en önemli şey LİSTENİZİN UZUNCA BİR SÜREDE ve YAVAŞ YAVAŞ oluşturulmuş olmasıdır. Son hafta oturup neler alacağız yanımıza diye liste yapmaya çalışırsanız mutlaka ve mutlaka unuttuğunuz şeyler olacaktır. Biz inanın listeyi iki ay öncesinden hazırlamaya başladık. Her aklımıza geleni ekleye ekleye listeyi oluşturduk.
Hazırlık yaparken ilk başlayacağınız yer elbette güzergah olacaktır. Bütçeniz de güzergahın belirlenmesinde en önemli etken tabi ki. Bizim gezdiğimiz güzergah ROTA bölümünde detaylı bir şekilde gösterilmeye çalışılmıştır. Eklemek istediğim şeyleri ise söyle sıralamak istiyorum.
1) Eğer daha kısıtlı bir bütçeye sahipseniz, Venedik sonrası Viyana'ya geçip oradan dönüş yapabilirsiniz.
2) Daha da kısıtlı bir bütçeniz varsa Dubrovrik sonrası önce Mostar'a, oradan Saraybosna'ya geçip Belgrad yapıp dönüşe geçebilirsiniz.
3) İtalyayı Dalmaçya kıyılarına tercih ederim derseniz ki tavsiye etmem (Denizi seviyorsanız bu kıyılar hayatınızda denize girebileceğiniz en güzel yerleri sunar size.) Yunanistan'dan feribotla Bariye geçebilirsiniz. Yalnız feribot geçiş ücretleri tüm kıyılı dolaşarak harcayacağınız yakıt parasından kesinlikle ve kesinle daha fazla tutuyor. İllede baştan sona İtalya derseniz de tavsiyem naçizane Feribotla geçip kuzeyden Milano-Venedik yapıp tekrar Adriyatik kıyılarından dönüş yapmanız.
Aslında o kadar çok farklı rota var ki neredeyse sırf bu iş için bile bir blog yazılabilir. Ama daha öncede bir yerlerde belirtiğim gibi zaman, bütçe, dayanılabilir olabilmesi gibi bir çok açıdan kendi rotamı tavsiye ediyorum. Ee nede olsa akıllar pazara çıkmış herkes kendi aklını almamış mı?

1) Eğer daha kısıtlı bir bütçeye sahipseniz, Venedik sonrası Viyana'ya geçip oradan dönüş yapabilirsiniz.
2) Daha da kısıtlı bir bütçeniz varsa Dubrovrik sonrası önce Mostar'a, oradan Saraybosna'ya geçip Belgrad yapıp dönüşe geçebilirsiniz.
3) İtalyayı Dalmaçya kıyılarına tercih ederim derseniz ki tavsiye etmem (Denizi seviyorsanız bu kıyılar hayatınızda denize girebileceğiniz en güzel yerleri sunar size.) Yunanistan'dan feribotla Bariye geçebilirsiniz. Yalnız feribot geçiş ücretleri tüm kıyılı dolaşarak harcayacağınız yakıt parasından kesinlikle ve kesinle daha fazla tutuyor. İllede baştan sona İtalya derseniz de tavsiyem naçizane Feribotla geçip kuzeyden Milano-Venedik yapıp tekrar Adriyatik kıyılarından dönüş yapmanız.
Aslında o kadar çok farklı rota var ki neredeyse sırf bu iş için bile bir blog yazılabilir. Ama daha öncede bir yerlerde belirtiğim gibi zaman, bütçe, dayanılabilir olabilmesi gibi bir çok açıdan kendi rotamı tavsiye ediyorum. Ee nede olsa akıllar pazara çıkmış herkes kendi aklını almamış mı?

Şuracığa şu arkadaşları da koymak lazım galiba hazırlık denince.
Kıyafet: Mümkün olduğunca kolay yıkanabilen, kolay kuruyabilen, ütülemesi dert olmayan giysiler tercih edebilirsiniz. Rahat ve gösterişten uzak olması faydalı olacaktır diyeceğim ama bayan okurlardan korkuyorum. :)
Ayakkabılarınıza çok ama çok dikkat etmelisiniz. Mümkün olan en rahat ayakkabıları seçmelisiniz. Uzun yollar yürüyeceğinizi aklınızın bir kenarına yazın kesinlikle. Terlik işi zorlaştırıyor o yüzden tavsiye etmiyorum. Şapka, güneş gözlüğü hatırlatılır. Küçük bir seyahat ütüsünün de notunu buraya düşmem gerekiyor galiba. Her birey için ayrı küçük bir çanta hazırladık biz. Böylelikle kimin eşyası nerede diye aramaktan kurtulduk. Çok fazla kıyafet götürmedik diyebilirim. Resimlerden de anlaşılacağı üzere. Konakladığımız yerlerde çamaşır makinesi olmasına özellikle dikkat ettik. Böylece bir kaç günde bir temiz kıyafetlere kavuşmuş olduk.
Harita, navigasyon: Piranha marka bir navigasyon cihazı haritalar yüklü halde hazırlandı. İki telefona (Şarj sıkıntısına tedbir olsun diye iki) google maps'in (Çevrim içi haritalar) ilk kısmını yükledim. Google haritaları telefonunuza indirebiliyorsunuz. Bu işi ben bölüm bölüm yaptım telefonun hafızasını doldurmamak adına. Atıyorum önce Yunanistan'ı yükledim. Yunanistan'da Makedonya'yı, Makedonya da Arnavutluğu ... şeklinde. İnce noktalardan biri; kendi telefonuma ayrıca SYGIC navigasyon programını da yükleyip Avrupa haritasını yedekledim. Çok tedbirli olduğumu düşünebilirsiniz ama inanın gerekli.
Araç kiti, telefon şarjları ve power bank unutulmamalı. Yolculuğa çıkmadan önce telefonunuzda ne var ne yok temizlemeniz iyi olacaktır.
Tabi ki müzik. Dile kolay 8-9 bin km. müziksiz geçmez. Sevdiğiniz müziklerin yolculuk boyunca desteğine ihtiyaç duyacaksınız. İlginç bilgi... Radyo tiyatroları. Aracınız donanımlı olabilir veya tablet kullanarak film seyretme imkanınız olabilir ama tavsiyem odur ki radyo tiyatroları indirip yolculuk boyunca dinleyebilirsiniz.
Güneş kremi, kişisel ilaçlar, ıslak mendil (hayat kurtarır) hatırınızda olsun. Sivri sinek için off tarzı sinek kovucu listenizde olmalı. Gerek çocuklar gerekse kendimiz için olası rahatsızlıklar için antibiyotik, ağrı kesici ateş düşürücü ve böcek ısırmalarına karşın krem bile aldık.
Evrak: Cüzdanınızda ne kadar fazlalık varsa çıkartabilirsiniz. Paso, personel kimlik kartı, diğer kredi ve banka kartları, kart vizitler vs vs kaybolması durumunda ahhh edeceğiniz hiç bir şeyi yanınıza almayınız.
Ehliyet, kimlikler, kredi kartı (Tek) ve olmazsa olmaz para cüzdanda, pasaportlarda yanında olay tamamdır. Kalabalığa gerek var mı???
Keyfe keder kamp yapmayı da planlarımız arasına aldığımız için; çadır, şişme yataklar, kamp sandalyeleri, örtüler, yastıklar da hazırlıklar arasında yerini aldı. Yunanistan Kavala'da Batis camp alanı ilk konaklama yeri olarak bu zevki tatmak adına programa dahil edildi. Yunanistan dışında da kamp yapmaya gerek duymadık. Zaten bir çok yerde konaklamayı planladığımız için aslında kamp malzemeleri gereksiz bagaj yeri kaplamaktan başka işe yaramadı diyebilirim.
Yemek konusunda hem kültürel zorluk karşısında hem de masrafları artırmamak adına oldukça hazırlıklı olduğumuzu daha önce belirtmiştim. Konaklamaların bir çoğu bir mutfağa sahip apart daireler olarak planlandı. Dolayısıyla yeterli malzeme kendi yemeklerimizi yapmanın ilk adımı olacaktı. Yol üzeri yemek yapabilmek içinde her türlü hazırlığı yaptık. Küçük tüp, küçük bir tencere, tava, yeteri kadar kaşık, çatal, bıçak, et tahtası, sofra vs vs derken ufak bir mutfakta bagajda yerini aldı.
32 litrelik termos bozulabilecek bir çok yiyeceğimizi saklamak için yeterli alan oluşturdu bize. Yukarıda fotolarda da görüldüğü üzere konserve melemen, nohut, şakşuka hazırlandı. Barbunya plaki ve ton balığı da termosa. Beyaz peynirinden zeytine, kaşardan sucuğa yine termosa. Et ihtiyacımızı gidermek için rulo kavurma küçük vakumlu poşetlere konularak yine termosa. Bal, ceviz, kuru yemiş, kahvaltılık küçük reçel, tereyağı vs vs vs. O kadar çok şey hazırladık ki sanki aylarca ıssız adada kalacağız :)
16 lik iki koli 1.5 litrelik suyumuzu da araca sığdırmayı başardık. Bozulma riskini en aza indirmek için termos buz kalıpları ile desteklendi. Buzları her konaklamada akşam yeniledik. Dolayısıyla neredeyse götürdüğümüz birçok şeyi bozulmadan tüketmiş olduk. Tabi bir çok kez uygun yerlerde termosun içinde tükenenler marketten tekrar yerine kondu. ALDİ, JUMBO, SPAR, LİDL ucuz alış veriş yapabileceğiniz mekanlar.
Şimdi yazarken bile bu kadar şeyin bagaja nasıl sığdığına hala hayret ediyorum. :) C3 le çıkacak olsak yolculukta ne olurdu halimiz aceba... Şimdi resimlerim birinde gördüm. 1 kg da çekirdek vardı arabada. Kuru kayısı gün içinde yürüyüşlerinizde sizi zinde ve tok tutabilir aklınızda bulunsun.







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder